Antalya Falezleri İşgal Altında
İnsan hayatından ve aklından gerçek eğitim ve gerçek sanatı çekip alır, onu hayatın temaşasıyla oyalanmaya, göbek atmaya bırakırsanız ve iki ayağı üzerinde durmayı insan olmak zanneden zavallı insan görünümündeki mahlukatta gerçekleri öğrenmeyi istemez, külfet gelirse, hem o insanın hem de içinde yaşadığı toplumun helak olması kaçınılmazdır.
Birkaç gündür haberleri yapılıyor: Antalya'da falezler, nefsinin kölesi olmuş, kağıt parçasına tapan, cehalet lağımında yüzenler tarafından keyiflerine göre işgal edilmiş, tarumar edilmiş durumda. İşin bir vehameti de, gaspçılar buraları ilahi takdire ve nimete küfrederek tarumar ederken, halkın etki ve yetki verdiklerinin uyuyor ya da bilgileri dışındaymış, şeytan suretleri gizlice yapmış gibi salağa yatmalarıdır. Yardım ve yataklık yapmalarıdır. Falezler gibi aslında Allah'ın insanoğluna bahşettiği tüm nimetlerin anlam ve önemini kavrama yoksunu her kişi iflah olmaz bir cehennem odunudur. Siz insanlara çevrenin, doğanın, dünyanın yapısı önemi, kulanımı, hayata geliş ve gidiş amaçlarını, yaşam felsefesini öğretmez ve her doğan kişi de biri ya da birileri tarafından öğretilmeyi beklemeden Allah'ın ona bahşettiği aklıyla öğrenmezse bu işgaller, öldürmeler, çalmalar, çırpmalar, koltuklara ve maddiyata tapmalar Allah'ın verdiği en büyük nimetlerden biri olan akla küfür olacağından, cennetin bir sureti olan dünyada cehennemi yaşamak tüm topluma mübah olacaktır. Dünyanın en zengin coğrafyasında en fakir halkı olarak yaşamak müstahak olacaktır. Sadece bir kişi yüzünden dahi bir toplum helak olabilir. Bu ilahi bir yasadır. Bunun için herkes birbirini aydınlatmak, birlikte gelişmek, ilerlemek, ortak akılla yürümek zorundadır. Ortak akla uymayanları da gerekirse zorla, daha da olmadı tüm toplumu artık mikrop olmuş kişi ya da kişilerden kurtarmak için yok ederek insanı, doğayı, toplumu yaşatmalıdır. Misalen; padişahlar kardeşlerini, hatta kendi çocuklarını masum olup olmadıklarına bakmaksızın yeri geldiğinde niye öldürmüşlerdir? Devletin ve milletin bekası-devamlılığı için. Kaos ve bölünme, iktidar kavgalarıyla şeytana hizmet etmemek için...
Kıçındaki boku temizlemekten aciz kimileri aslında hepimiz elbirliğiyle Allah'ın bize cennetin aynası olarak verdiği dünyanın içine ettik. Niye? Daha büyük, daha lüks evlerde, yatlarda, katlarda -güya yaşayalım, daha çok yiyelim, içelim sıçalım diye. Ulan, kıçını yırtsan yaşayacağın süre ve gireceğin-gömüleceğin yer belli. Bir insanın doğduğu andan itibaren yaptığı tek ama tek gerçek yolculuk ve hedef ölümken, hiç ölmeyecekmiş gibi kendini Tanrılaştıran şeytan-insan işte kendine ve tüm insanlara verilen bahşedilen yerleri yıkıyor, talan ediyor. Soralım bu talancılara: Neden gasp ettin, neden bu falezleri keyfine göre yıktın, içine ettin? Tek gerçek cevap olabilir: Daha fazla kağıt parçasına tapmak, o kağıt parçalarıyla kendini ilahlaştırmak için.
Peki, şimdi ancak muhtelif haberlerle ayyuka çıkmış bu vebal nasıl temizlenecek? Öncelikle burunlarının dibindeki bu gasbı görmeyen, görmek istemeyen, oturarak, yatarak halkın verdiği yetkiyi suistimal edenlerin derhal halka hizmet görevlerinden uzaklaştırılmaları elzemdir. Büyük bir suç var, lakin bu suçu önlemekle görevli olanlar da var. İşleyen ve önlemeyenler bunun hesabını en ağır şekilde vermelidir. Talan ve gasp tüm topluma, dünyaya ve özellikle de orada yaşam bulan muhtelif canlı cansız varlıklara karşı yapılmıştır. Bunların hakkı nasıl teslim edilebilecektir. Asla edilemeyecek, işleyen ellere cehennemin yolları hayırlı-uğurlu olsun! Sadece kendilerini değil, aile-kan bağlarını da yaktılar, çünkü ilahi adalette asla iflah olamayacaklar. Bu talan, bu pervasız yapılar bir gecede dikilmedi oraya. Bir gecede demir yığınları, asansörler kurulmadı, lanet betonlar atılmadı. Ki, bir gecede, bir saatte yapıldı varsaysak bile; nereye bakıyordunuz, neyi izliyordunuz ey yetki verdiklerimiz? Bu hesap sadece nefsinin kölesi olmuş, insanlıktan uzaklaşmışlara kesilemez. Onlara kesilecek hesap, her ne kadar asla tamiri mümkün olmayacak olsa dahi sıçtıkları pisliği ivedilikle temizlemeleri, o bölgede üzerlerine tapulu ne kadar mülk varsa el konulması, hayatları boyunca iflah olamayacakları miktarda para cezası kesilmesi, senelerce hapisle tazyik edilmeleri olacaktır. Allah'ın tüm canlılara verdiği nimetlere kim küfrederse, toplum olarak karşı durmadığımız sürece, bir toplumun iflah olması mümkün değildir. Helak olmaktan kaçınmak mümkün değildir. Ben inanan biri olarak toplum içindeki bu asalaklar yüzünden helak olmak istemiyorum.
Allahım, sen yaratıcısın, mülkün sahibi sensin. Kim ki, verdiğin nimetlere küfür içindedir. gazabınla onu cezalandır. Masumları rahmetinle koru...



