


Çocukluğum Bartın’ın bir kıyı kasabasında geçti. Özellikle son dönem şehir çocuklarına göre oldukça şanslıydım. İnsan ilişkileri dahil her şey doğaldı. Ağaçlar, tahtalar, yongalar, tekne atölyeleri arasında büyüdüm. Yosun kokusu ve taze balığın tadını bilirim. Belki de ilk kez Türkiye’de ağaç evleri yapan kişiyim. Olimpos’ta daha ağaç ev nedir düşünülemezken biz 9-10 yaşlarında bahçemizdeki yaşlı hurma ağacının 4 metre yüksekliğindeki çatalına kulübe inşa ediyorduk. Tv yok, bilgisayar, tablet, telefon yok, Eğlenebileceğimiz tek şey doğa ve onun sunduğu imkanlarla hayal gücümüz...
Dünya hızla değişiyor; iklimler, sanayi, teknoloji, ilişkiler, sosyoloji... Bu değişim her geçen gün daha da hızlanıyor. Bunu olumlu yönde kullanıp şekillendirebilecek tek olgu insanın hayal gücü...
